–meli/–malı'sız yaşamlar!

Merhaba,

 

Bu yazımda, sizlere, ‘–meli/–malı’ içeren ifadelerimizin günlük hayatımızdaki, ilişkilerimizdeki, hedeflerimize ulaşma sürecinde yarattığı baskıcı etkilerinden ve bu ifadeleri, dolayısı ile etkilerini, nasıl azaltabileceğimizden ya da ortadan kaldırabileceğimizden bahsetmek istiyorum. 

 

‘–meli/–malı’ ifadeleri günlük hayatımızda farkında ya da farkında olmadan çok sıklıkla kullandığımız bir bilişsel çarpıtma türüdür. (Bilişsel çarpıtma, olayları olduğundan daha farklı algılama, değerlendirme ve yorumlamayı ifade eden bir kavramdır).  ‘–meli/–malı’ ifadeleri zorunluluk ve kimi zaman da baskı içeren kavramlardır.. Mükemmel olmayı, her şeyi bimeyi ve her şeye gücümüzün yetmesini beklediğimizi gösterir. Bu ifadeler ile kendimizi motive etmeye çalışırken, aslında bir takım kalıpların içine sokarız. Bu kalıpların yönlendirmesi ile etrafımızdakilerin beklentileri doğrultusunda yargılanmamak, ayıplanmamak, kabul görmek, onaylanmak için harekete geçeriz. Bu kalıplara uygun davranmamak ise, çoğu zaman büyük hayal kırıklıkları, öfke, hırçınlık, suçluluk, yaşamamıza neden olur. Günlük hayatımda ve danışanlarımla paylaşımlarımda sıklıkla dile getirildiğini gördüğüm ‘–meli/–malı’ ifadelerine aşağıdaki örnekleri verebiliriz:

 

‘Daha iyisini yapmalıyım’

‘Hata yapmamam gerek’

‘Her zaman mutlu olmalıyım’

‘Evim her zaman temiz olmalı’

‘Çok güzel giyinmeliyim’

‘Daha girişken olmalıyım’

‘Sınıfın en çalışkanı olmalıyım’

‘Teniste hiç bir servisi kaçırmamalıyım’

‘Başkalarından asla yardım istememeliyim’

 

Bu cümleleri okuduğunuzda ne hissettiniz? Bir şeyi yapmak ya da yapmaktan geri durmak için nasıl bir duygu içine girdiniz?

 

–meli/-malı’ ifadeleri ile gerçekte olana değil, olması gerektiğine inandığımız şeye odaklanırız. Olması ya da yapmamız gerektiğine inandığımız şey ile kontrol edemeyeceğimiz bir tutum ya da davranışa odaklanabilir ve belki de sonucunda kendimizi mutsuz hissedebiliriz. Oysa yapmayı seçtiğimiz ve yaptığımız şey, bizi aksiyonlarımıza yönlendirirken, beraberinde değişimi getirir. 

 

Peki ‘–meli/–malı’ ifadelerinin bu baskıcı, kimi zaman zorlayıcı etkisi ile nasıl başedebiliriz?

 

Günlük hayatımızda ‘–meli/–malı’ ifadelerini mümkün oldukça az kullanmaya başlayarak ilk adımı atmaya ne dersiniz? 

 

Bunu basit bir kaç yöntem ile uygulamak mümkün… 

 

i. İlk olarak ‘–meli/–malı’ ile biten bir ifade kullandığınızda kendinize şu soruları sorabilirsiniz.. ‘Kim yapmam gerektiğini söylüyor?’, ‘yapmam gerektiği nerede yazıyor’ ya da ‘yapmazsam ne olur?’, vb… Burada dikkat edeceğimiz nokta, kendimizi gereksiz yere eleştirdiğimizi farketmemizdir. Kendi hayatımız için geçerli olan kuralları kendimiz belirlediğimize göre, bu kuralın işe yaramadığını gördüğümüzde bu kuralı değiştirme ya da bu kuraldan vazgeçme özgürlüğü de bize  ait.. 

 

Şu örneğe birlikte bakalım…

 

‘Hazırlıklarımı tamamlamadan önce bu işe başlamamalıyım’

 

Bu ifade ile ne hissettiniz? Sizi motive mi ediyor yoksa üzerinizde bir baskı mı oluşturuyor? Bu durumda kendinize yukarıdaki soruları sorabilirsiniz; ‘Kim böyle olması gerektiğini söylüyor?’, ‘Böyle yapmam gerektiği nerede yazıyor?’ … Bu sorulara cevap ararken, bu durumun sizin için ne kadar gerçekçi, işe yarar, uygulanabilir olduğunu düşünebilirsiniz. Aynı zamanda bu inancın yarar/zarar, avantaj/dezavantaj değerlendirmesini yapabilirsiniz.. 

 

ii. ‘–meli/–malı’ ifadelerinin baskıcı etkisinden kurtulmak ve aksiyonlarınıza yönelmek için ikinci basit ve etkili yöntem ‘–meli/–malı’ yerine başka kelimeler koymaktır: 

 

‘Bu işe başlamadan önce hazırlıklarımı tamamlasam iyi olur’ ya da

‘Bu işe başlamadan önce hazırlıklarımı tamamlayacağım’

 

Sadece ifadeyi biraz yumuşatarak cümlenin sizde yarattığı pozitif etkiyi görebiliyor musunuz? Böyle bir ifade şekli ile yapmak istediklerinizi hayata geçirmek için kendinizi motive, enerjik, aksiyon almaya hazır hissedeceksiniz.. 

 

iii. ‘Bu dondurmayı yememeliydim’ örneğinden yola çıkarak, bir davranışınızın ardından yaşadığınız pişmanlık ile ilgili işinize yarayacak bir diğer yönteme bakalım.. Bu durumda kendinize ‘–meli/–malı’ ifadelerinin gerçeğe uymadığını gösterebilirsiniz. Bu örnekte şu soruları cevaplayabilir misiniz? : 

‘Gerçekte dondurmayı yediniz değil mi?’

‘Peki şu an duyduğunuz pişmanlığın size nasıl bir katkısı var?’

‘Benzer bir duyguyu yaşamamak için bir sonraki durum için ne yapabilirsiniz?/neyi farklı yapabilirsiniz?’

Bu yaklaşım, davranışınızı daha üretken bir biçimde değiştirmeniz için ne tür stratejiler geliştirebileceğiniz konusunda size yardımcı olur.

 

Özetlemem gerekirse, ‘–meli/–malı’ ifadelerini yaşamınızdan çıkararak, üzerinizde yarattığı baskıyı ortadan kaldırabilir; kendinizi suçlu hissetmek yerine, enerjinizi gerekli değişiklikleri yapmaya, kendi kontrolünüzü ve üretkenliğinizi arttırmaya yönelik olarak kullanabilirsiniz.

 

İçinizden gelen sesi dinlediğiniz, ‘-meli/-malı’ ifadelerinin altında ezilmediğiniz, özgürce kararlar verdiğiniz ve bu kararlarınız doğrultusunda seçimler yapabildiğiniz keyifli günler dilerim…

  • Yorumlar
Sizde Yorunuzu Bizimle Paylaşın